Bölgeler ve uygulamalar
Her toplum farklılıkla özel bir ilişki geliştirir. Eşitliğin merkezi referans olduğu Fransa’dan farklı olarak, Türkiye’de ana gösteren “birlik”tir, bu da Cumhuriyetin başlangıcından beri Türk ulusal kimliğinin inşasıyla birlikte üniter ve üniterdir. Karen Barkey’nin ünlü kitabının başlığını tekrarlamak gerekirse, “Farklılık İmparatorluğu”ndan “Farklılık Cumhuriyeti”ne geçtik. Bu konfigürasyonda, herhangi bir farklılık tehlikeli olarak algılanır. Hal böyle olunca da bölünmeye (bölücülük) yol açabileceği ve milli birliği tehlikeye atabileceği için devlet tarafından karşı çıkılmaktadır. Klasik bir olgu olan bu birlik, çeşitli patrimonyalizasyonlarda sahnelenmekte ve milliyetçi narratives desteklenmektedir. Yine de Türkiye’de farklılıklar var. Peki bu toplumun kendisini oluşturan bu farklılıklarla nasıl bir ilişkisi var? Analitik bir çerçeve olarak üç ana temayı ele alacağız: bölge, din ve cinsiyet. Bu üç alanda farklılığın ortaya çıkışı, laiklik, kadın hakları ve homojen bir ulusal