Çevre
Ağırlıklı olarak yüksek platolardan oluşan, Toroslar ve Pontus sıralarıyla sınırlanan dar kıyı şeritleriyle sınırlanan Anadolu, bir milyon yılı aşkın süredir Afrika ve Avrupa arasında bir geçiş bölgesi olmuştur. İklimsel değişimlere özellikle duyarlı olan coğrafyası, buzullar arası evrelerde insan faaliyetlerinin gelişimini ve Holosen’den beri insanın doğal ortamlar üzerindeki etkisine tanıklık eder. 20. ve 21. yüzyıllarda demografik ve kentsel büyüme ile birlikte çevre üzerindeki baskı hızlanmış, buna özellikle büyük altyapı çalışmalarına (enerji, ulaşım, tarım) odaklanan kalkınma politikaları eşlik etmiştir. Bu politikalar topraklar, orman örtüleri, nehirler ve kıyılar üzerinde güçlü bir baskı oluşturmuştur. Kuzey Anadolu fayının geçtiği ülke sismik tehdide maruz kaldıkça, bu giderek artan bir şekilde hissedilmektedir. Akdeniz havzasının doğusunda yer alan toprakları, iklim değişikliğinden güçlü bir şekilde etkilenmektedir. Bu kalkınmacı politikalar