Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nde Anıt Eser Korunmasında Uygulama Boyutunda Yaşanan Sorunlar: Ayasofya Müzesi ve Fatih Camii Örnekleri
Burcu Selcen Coşkun, Ars. Gör. Dr.Mimar Sinan Güzel Sanat üniversitesi, Istanbul, Türkiye Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Dönemi’yle birlikte başlayan devlet eksenli anıt eser korumasının Cumhuriyet’in ilanından 1950’ye dek sürdüğü görülür. Bu sürede mimari korumadaki genel eğilim, anıt eser olarak görülen yapıların korunması ve işlevlendirilerek yaşatılması yönünde olmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Osmanlı’dan miras alınan yasal mevzuat ve kurumlar devam etmiş, ulus-devlet kurgusu kapsamında anıt eserlere seçmeci bir yaklaşımla sahip çıkılmıştır. Atatürk’ün 1931 yılındaki telgrafının da etkisiyle örgütlenen Asar-ı Atika Komisyonu halkın koruma alanında bilinçlendirmesinin gerekliliği üzerinde durmuş ve koruma bilincinin aşılatılmasını tavsiye eden bir genelge, tüm valiliklere gönderilmiştir. Bu yıllarda devlet tarafından yürütülen çabaların 1930’ları takip eden yıllarda sürekliliğini koruyamadığı görülür. 1950’li yıllara kadar koruma çalışmalarında bilimsel denetimi sağlayan herhangi bir örgüt