Publications récentes

Henry Corbin

  Philosophe, germaniste, iranologue, arabisant, Henry Corbin mena l’existence remplie d’un chercheur laborieux, d’un découvreur et d’un penseur aussi inspiré qu’érudit. C’est l’un des rares philosophes à traiter de l’islam iranien en général et de la gnose chiite en particulier. Élève d’Étienne Gilson et Jean Baruzi, Louis Massignon lui révèle la « théosophie orientale » de Sohravardi qui oriente définitivement sa vocation philosophique. Après plusieurs séjours en Allemagne, il publie en 1937 la première traduction française d’Heidegger sous le titre « Qu’est-ce que la métaphysique ? ». En 1939, Julien Cain lui offre de partir pour six mois à Istanbul, comme pensionnaire d’abord, puis comme responsable de l’Institut français, séjour qui se prolongea pendant toute la durée de la guerre.

Lire la suite »

Henry Corbin

  Filozof, Germanist, İranolog ve Arap bilimci olan Henry Corbin, çalışkan bir araştırmacı, bir kâşif ve bilgin olduğu kadar da bir düşünür olarak hayatını sürdürmüştür. İran İslam’ı ve özellikle Şii gnostisizmiyle ilgilenen az sayıdaki filozoflardan biridir. Etienne Gilson ve Jean Baruzi’nin öğrencisi Louis Massignon, Corbin’i, kendisinin felsefe alanındaki eğilimine açık bir biçimde yön veren Sühreverdi’nin “Doğu teosofisi” ile tanıştırmıştır. Almanya’da bir süre kaldıktan sonra, 1937’de Heidegger’in “Metafizik nedir?” adlı eserinin ilk Fransızca çevirisini yayımlamıştır. Julien Cain’in teklifi üzerine 1939’da altı ay boyunca önce bilimsel araştırmacı olarak, daha sonra Fransız Enstitüsü müdürü olarak İstanbul’da görev yapan Corbin, savaş süresince kentte kalmaya devam etmiştir. Henri Corbin bu süre boyunca, başta Sühreverdi olmak üzere İslam filozofları üzerine eleştiri makaleleri yazmış ve İran İslam

Lire la suite »

(Re)découvrir Diyarbakır, les entrepreneurs du patrimoine mondial, par Julien Boucly

(Re)découvrir Diyarbakır Les entrepreneurs du patrimoine mondial À ce jour, la candidature de Diyarbakır pour inscription sur la liste du patrimoine mondial de l’UNESCO, présentée sous l’intitulé de « Paysage culturel de la forteresse de Diyarbakır et des jardins d’Hevsel », doit être soumise à l’étude des experts de l’organisation internationale. Finalisé par la Municipalité Métropolitaine de Diyarbakir et transmis au centre du patrimoine mondial en janvier 2014,1 ce dossier dissimule encore une profonde incertitude concernant ses chances d’aboutir. Rien n’est moins acquis d’avance en effet que l’entrée dans la collection du patrimoine mondial de cette zone urbaine et agricole aujourd’hui menacée d’affectation au statut de réserve foncière.2 C’est précisément cette interrogation sur les choix à venir des administrateurs et aménageurs turcs, opposant

Lire la suite »

Henri Seyrig

  Henri Seyrig est étudiant à Oxford en 1914 lorsqu’éclate la guerre. Il s’illustre sur le front de l’Est puis rejoint l’armée d’Orient en Macédoine en 1917. Dès lors passionné par la Grèce, il entre à l’Ecole d’Athènes en 1922 et effectue trois voyages en Syrie entre 1924 et 1928. Directeur des Antiquités de Syrie et du Liban sous mandat français entre 1929 et 1941, il organise les fouilles archéologiques du temple de Bel à Palmyre, du Krak des Chevaliers et du sanctuaire d’Héliopolis à Baalbek. Il encourage l’installation de nombreuses missions étrangères (dont, à Doura Europos, M. Rostovtzeff, Université de Yale). Au cours de l’été 1941, Henri Seyrig assure pendant quelques mois la direction de l’IFEA, puis rejoignit la

Lire la suite »

Henri Seyrig

  Savaşın patlak verdiği 1914 yılında Henri Seyrig Oxford’da öğrencidir. Savaşın Doğu cephesinde kendini gösteren Seyrig, 1917’de Makedonya’daki Doğu ordusuna katılır. Yunanistan’a olan tutkusu, 1922’de Atina Okulu’na girmesine sebep olur ve 1924-1928 yılları arasında Suriye’ye üç kez seyahat eder. 1929-1941 yılları arasında Fransız mandası altında olan Suriye ve Lübnan Eski Eserler Müdürü olarak Palmira’daki Bel tapınağı, Krak des Chevaliers ve Baalbek’teki Heliopolis tapınağında arkeolojik kazılar gerçekleştirir. Çok sayıda yabancı arkeolojik misyonun kurulmasını teşvik eder (Yale Üniversitesinden M. Rostovtzeff tarafından yönetilen Dura Europos kazıları dahil olmak üzere). 1941 yazında birkaç aylık süre boyunca IFEA’nın direktörlüğünü üstlenen Henri Seyrig, daha sonra artık Özgür Fransa’ya geri döner. 1946 yılında Lübnan’da Fransız mandasının sona ermesiyle birlikte Beyrut Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nü kurmaya karar veren Seyrig,

Lire la suite »