Publications récentes

Traduire la souffrance de la guerre pour la partager : essai

  Ce poème est extrait de l’Anthologie des écrivains morts à la guerre publliée en 1926 (et préfacée par Roland Dorgelès), pages 699-700. Le livre est enregistré à la bibliothèque de l’IFEA sous la cote DIV233.   La traduction vers le turc de ces poèmes parfois splendides – et toujours émouvants compte tenu du destin de leurs auteurs tous fauchés jeunes sur les champs de bataille – doit permettre le partage. Le partage des souffrances aussi.     SAVAŞ İLKBAHARI   Nisan doğayı giydirmek için döndü geri Geçen seneler gibi süsledi yeniden onu. Tarlalarımızdaki otlar Marttan beri yeşil, Orman yeni elbisesiyle zarif, Kuşlar şarkılarını yeniden söyleyecekler güneşte, Ve Pazar günü ilk kırlangıç görüldü.   Rüzgar daha yumuşak ve gökyüzü daha

Lire la suite »

Savaş travmasını aktarabilmek için çeviri

Roland Dorgelès’in önsözünü yazdığı, 1926 basımlı Hayatını Savaşta Kaybetmiş Yazarlar Antolojisi’nin 699 ve 700. sayfalarında çok hoş bir şiir yer almaktadır. Antolojiye IFEA Kütüphanesi‘nden DIV233 numaralı referans ile ulaşılabilir. Bu şiirleri yazanların hepsinin savaşta fakirlik içinde olmasından ve çektikleri çileden ötürü bu şiirler duygu yüklüdür. Bunların Türkçe’ye çevrilmeleri yaşanmış acıların paylaşılmasını sağlayacaktır.    SAVAŞ İLKBAHARI   Nisan doğayı giydirmek için döndü geri Geçen seneler gibi süsledi yeniden onu. Tarlalarımızdaki otlar Marttan beri yeşil, Orman yeni elbisesiyle zarif, Kuşlar şarkılarını yeniden söyleyecekler güneşte, Ve Pazar günü ilk kırlangıç görüldü.   Rüzgar daha yumuşak ve gökyüzü daha berrak. Bazen masmavi büyük bir kubbe gibidir. Kalbe neşe veren, bedeni canlandıran Bu genç ilkbahar ve onun sıcak okşaması, Sevinç günlerinin ve kuş yuvalarının bu ilkbaharında, Herkes sebepsiz güler,

Lire la suite »

Amida de Mésopotamie

Rassemblée sur le moment constantien, l’historiographie contemporaine a quelque peu délaissé les autres périodes de l’histoire ancienne du site. Elle ne s’est guère attardée sur l’apport des sources syriaques, lesquelles dévoilent pourtant des éléments essentiels…Lire la suite sur Dipnot

Lire la suite »

Emmanuel Laroche

Linguiste et hittitologue français, Emmanuel Laroche est né à Clamart le 11 juillet 1914. Ancien élève de l’École normale supérieure et agrégé de grammaire, il réalise une thèse sur L’histoire de la racine NEM en grec ancien (1949). Il se spécialise dans le domaine des langues et civilisations anatoliennes et en particulier le hittite. Après avoir enseigné à l’université de Nancy, il est nommé en 1946 à l’université de Strasbourg, où il demeure jusqu’en 1972. Parallèlement, il enseigne à l’École pratique des hautes études à partir de 1952. De 1965 à 1975, il est directeur de l’Institut français d’archéologie d’Istanbul (qui deviendra par la suite l’Institut français d’études anatoliennes) où il débute les fouilles de Zeyve (Porsuk) Höyük et de Meydancıkkale (Gülnar,

Lire la suite »

Emmanuel Laroche

Fransız dilbilimci ve Hititolog Emmanuel Laroche, 11 Temmuz 1914’te Fransa’nın Clamart şehrinde doğmuştur. École normale supérieure’de eğitim alan ve dilbilgisi alanında “agrégation” unvanı alarak eğitim vermeye başlayan Laroche, Antik Yunancadaki NEM kökünün tarihi üzerine tez yazmıştır (1949). Anadolu dilleri ve medeniyetleri ile özellikle Hitit dili alanlarında uzmanlaşmıştır. Nancy Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak dersler verdikten sonra, 1946’da Strazburg Üniversitesine atanmış ve buradaki çalışmalarını 1972’ye kadar sürdürmüştür. Aynı zamanda 1952’den itibaren École Pratique des Hautes Etudes‘de de dersler vermiştir. 1965-1975 yılları arasında, daha sonradan Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü adını alacak olan Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün müdürlüğünü yapmıştır. Bu süre zarfında Zeyve (Porsuk) Höyük ve Meydancıkkale (Gülnar, 1971). kazılarını başlatmıştır. Aynı zamanda Ras-Shamra / Ugarit ekibinin (Suriye) çalışmalarında da yer almıştır. 1972’de Académie des Inscriptions et

Lire la suite »