15 Temmuz “darbe girişimi” üzerine Türkiye’de yayımlanan ilk kaynaklara bakış
Çok yakın tarihle uğraşmak riskli olsa da, günümüz siyasi söylemi bakımından yeni bir dönem başlattığı düşünülen bir olayı ele almak oldukça gereklidir. Nitekim yakın zaman önce cumhurbaşkanı, 15 Temmuz (2016) tarihinin saygınlığını yitirmiş İstanbul iktidarını tanımayan TBMM’nin Ankara’da açıldığı 23 Nisan (1920) tarihi ile kıyaslanabileceğini ifade etmiştir. Yani her iki tarihin de yeni bir siyasi düzen başlattığının işareti verilmektedir. Bu olayı tanımlamak için henüz erkendir, hatta 15 Temmuz’u bir kırılma anı olarak kabul ederek, gündem çerçevesinde rağbet gören milli tarihi körü körüne yeniden yazmak için de erkendir. Fakat konuyla ilgili yayınların eleştirel bir değerlendirmesini yaparak, genel bir görünüm sunmanın yersiz olmayacağı kanaatindeyiz. Aradan geçen zaman ve konunun son derece yüksek siyasi hassassiyeti göz önüne alındığında, sosyal bilimler adına yarışır nitelikte,

