Une étude bibliographique et chronologique des questions foncières à Istanbul montre comment l’action publique a toujours difficilement restructuré le marché foncier. À la fin du XIXe siècle, l’impôt foncier et le cadastre peinent à s’imposer (Terzibaşoğlu, 2012) et le manque de gouvernance urbaine face à la croissance démographique des années 1940 laisse l’informalité foncière se propager (Yönder, 1982). Même si la création de TOKİ en 1984 encourage la production de parcelles viabilisées sur le marché légal des terres (Türk, 2005), la libéralisation économique des années 2000 pousse l’État à vendre son patrimoine foncier (hazine) au profit des acteurs économiques de la construction dans le cadre des partenariats publics-privés (Michel et al., 2011). La bibliothèque de l’IFEA propose quelques ouvrages sur
İstanbul’da emlak ve mülkiyet meselesi, zaman sırasına göre ve mevcut kaynakça üzerinden incelendiğinde, emlak piyasasının yeniden düzenlenmesinde kamu davalarının nasıl daima yetersiz kaldığı görülmektedir. Emlak vergisi ve kadastronun 19. yüzyıl sonunda kabul görmesi kolay olmamıştır (Terzibaşoğlu, 2012) ve 1940lı yıllarda, nüfus artışına rağmen şehir planlamacılığındaki eksiklik, emlakla ilgili resmiyet dışı uygulamaların yaygınlaşmasına neden olmuştur (Yönder, 1982). TOKİ’nin 1984 yılında kurulması, resmi arsa piyasasında imara açılmış parsellerin ortaya çıkmasını sağlamışsa da (Türk, 2005), 2000li senelerde yaşanan iktisadi serbestleşme, devleti, hazine arazilerini kamu özel sektör ortaklığı çerçevesinde, inşaat sektörü iştirakçilerinin yararına satmaya sevketmiştir (Michel ve diğ., 2011). Osmanlı’da toprak düzeni ve İstanbul’daki gayriresmi emlak konularını ele alan eserlere IFEA’nın kütüphanesinde rastlamak mümkündür. Bununla birlikte, büyük ölçekli kentsel projeler kapsamında arsa edinme, toplama